• Açelya Küle

Ne için Dinliyorsun, Neden Konuşuyorsun ?

En son güncellendiği tarih: 12 Kas 2020

Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşımla konuşurken farkında olmadan bedenimin kasıldığını ve dişlerimi sıktığımı fark ettim. Vücudumdaki gerginliği hissettikten sonra bilinçli olarak omuzlarımı gevşettim ve daha sakin bir ruh haline geçmeye niyet ettim. Ama bu isteğime karşın zihnimde bir direnç oluştu ve sanki rahatlayabilmem için oradan uzaklaşmam gerekiyordu.

Fark etmeye çalıştım. Neye tepki veriyordum, neden gerilmiştim ? Arkadaşım bir süre sonra susup telefonuna odaklanınca anladım ki , dinlenmiyordum . Oysa bir süredir arkadaşımın karışık zihninde bende kaybolmuştum ve onu anlamaya çalışıyordum. Ama söylediği ile ilgili bir fikrimi ifade etmek için araya dahi giremiyordum. Sonra zihnime sordum ; cevap vermek için mi dinliyorum ? Biliyorum ki etkili dinleme karşımdaki kişinin düşüncelerini etiketlemeden anlayabilmekti . Ama tabi ki bu düşünceler silsilesi üst üste gelince bir fikrim oluşuyor ve ifade etmek için araya girememekte canımı sıkıyor.


Ve o anda düşündüm ki etkili dinlemek kadar , etkili konuşabilmekte önemliydi.

Bazen ya yaşadığımız bir heyecanla ya da üzüntüyle , kafamızdaki düşünceler silsilesini karşımızdaki insana olabildiğince aktarmaya çalışıyoruz . Fakat bu eylemi çoğu zaman "anda kalarak" yapamıyoruz. Kendi görüşümüzce yaşadığımız olaylar değerlendirilmiş ve öylece aktarılmaya çalışılıyor. Ama karşımızdakine alan tanımazsak ve konu üzerinde çok geçiş ve atlamalar yaparsak acaba o bizi ne kadar anlayabiliyor ? Ya da sen kendini ne kadar düzgün ifade edebiliyorsun ?

Çoğumuz bunların farkında bile değiliz. Fakat şu konuda hemfikiriz ki biz insanlar sosyal varlıklarız. Duygularımızı , yoğunluklarımızı paylaşma ihtiyaçlarımız çok normal , ben sadece bu eylem yapılırken "farkındalıkla konuşma ve dinleme " yi hatırlatmak istiyorum. Sonuçta kendimizi doğru ifade edemiyorsak , anlaşılabilecek miyiz ? ya da sadece "sözü bitsin de kafamdakileri söyleyeyim " niyeti ile dinliyorsak, iletişimimiz ne kadar verimli olabilir.

Şu an yaşadığımız toplumda fark ettiğim kadarıyla etkin " konuşma ve dinleme" de eksikliklerimiz var. Bunun da en büyük sebeplerinden birinin ;"farkındalığımızı iyi derecede geliştirememiş olmamızdan" ve "hep bir şeylere acelemiz varmış" tavrımızdan kaynaklandığını düşünüyorum.


Ailemiz ve dostlarımızla konuşurken , aceleyle birbirimizin sözünü kesiyor ve onun ifade etmeye çalıştığı şeyi belki de tam anlayamadan kendi hikayemizi anlatmaya koyuluyoruz. Evet bunları farkında olmadan yapıyoruz ve bu zihnin alışkanlığı çerçevesinde normal sayılabilir. Çünkü zihnimiz sürekli bir eylem ve planlama içerisinde ve yarını planlarken bile faklı olasılıklara göre rota çizebiliyor ve çoğu zaman bunu aceleci bir şekilde dizayn ediyor

Fakat bizim burada yapabileceğimiz bir şey var. Konuşurken ve dinlerken "farkındalıkla orada olmaya niyet koymak "yani gözlemleyebilmek. Aynı bir dedektif gibi bir sohbetin içinde kendimizi denetleyebilir ve zihni gözlemleyebiliriz. Karşımızdakine kendimizi tam olarak vererek etkin bir dinleme gerçekleştirebilir. Konuşurken asıl anlatılmak istenenden sapmadan, ve özünde bırakarak cevap için karşımızdakine de alan tanıyabiliriz.


Bu "farkındalıkta sohbet " ilk başlarda uygulaması kolay olmayabilir , zihnin alışkanlıklarını değiştirmek zaman istiyor. Fakat gözlem egzersizini uygulamaya başladığımızda, zihnin tepkilerini ve acelesini , araya girme isteğini ve sohbette ne kadar etkin olduğumuzu daha iyi fark edeceğiz. Zihin farkındalığını kendimizde geliştirdikçe ; konuşurken kendimizi daha iyi ifade edebileceğimize ve dinlerken daha etkin olabileceğimize inanıyorum.

Güzel konuşmak için bir yol; farkındalığı geliştirmek

Güzel dinlemek için bir yol ; anda kalabilmek

Farkındalıkla Kalın

Sevgiler Açelya

55 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Neden abone olmalıyım?

Eğer sitemizi gezerken keyif alıyorsanız ve yeni paylaştığımız içeriklerden haberdar olmak istiyorsanız aşağıdaki abonelik formu bölümüne mail adresinizi yazıp gönder butonuna basabilirsiniz.